Erdem Üngür ve Işık Gülkaynak imzalı, 9. New City Reader gazetesinde yer alan metin.

Tüketicinin satın aldığı ve şahsi malı haline getirdiği tüketim nesnesi, sahibi tarafından terk edildikten sonra kime aittir? Belediye hangi görünür sebeple toplayıcıları yağmalar? Çöp ilk bulanın mıdır, yoksa sokaktaki başıboş her şey devletin malı mıdır? Çöpün eski sahibi öncelikli yeni sahibi midir? Apartmandaki gazeteleri toplayıp kağıt fabrikasına götüren duyarlı vatandaş hırsızlık mı yapmış olur?
Nüfuslar çoğalıp yoğunluklar arttıkça; köylerin kasabaya, kasabaların kentlere, kentlerin ise metropollere dönüştüğü meşakkatli ve sonsuz süreçler, yüzyıllardır yeni gelenin barınmasını sağlayan, başından beri orada olanın ise artan ihtiyaçlarının karşılanmasına yarayan, gittikçe özelleşen iş kollarının ortaya çıkmasına sahne olur. Son yüzyılların endüstriyel gelişmeleri ve kapitalist düzenin getirileri, tüketilenin niteliğini değiştirmiş ve niceliğinin artmasına önayak olmuştur. Tüketilmiş olanın aslında ömrünü tamamlamış olmadığının ve yeniden kullanılabilirliğinin keşfedilmesi ise geri-dönüşüm/kazanım pazarlarının oluşmasını sağlamıştır. Ekolojik dengenin bozulması ve dünyadaki hammadde rezervinin azalması ile bu pazar ve dolayısıyla “çöp” gittikçe değerlenir. Ve bu değer, ondan gelir elde etmek isteyen yasal ve yasak sistemlerin bir türlü çözümlenemeyen çatışmaları düşünüldüğünde hiç de küçümsenmeyecek bir boyuttadır.















